Tükenmez Kalem Adlı Şiirim

10 Mayıs 2012

- TÜKENMEZ KALEM -

aaa a aaa a aaa a aaa a

tükenmez kalemimde tükendi bak cebimde

yaşadım, yaşadım ömrü boşa yaşadım

bir rapçi gözleriyle geçen ömre ağladım

sis yerine iyi hisler perdesi kalktı gözümden

acılar savaş açtı yürek çatışamadı

öldü öldü savaşı kaybeden taraf

acılar taraf oldu bense bertaraf oldum

öldüm öldüm savaşı ben kaybettim

savaş bir yana ben ruhumu kaybettim

gömdüm gömdüm ruhumu elimle gömdüm

ruhum yalnız ruhlar mezarlığında

kaldım dünyada ruhsuz mahv-ı perişan

hayat tek dostumdu şimdi düşmanım oldu

ben böyle hayatı hayatımda görmedim

yenildim hayata bir zarla ondokuzumda

ben neyi yaşadım tadına varamadım

çirkindi herşey güzellik tadamadım

aşk nedir bilmeden sevgiyi hiç görmeden

görseydim ölmeden ruhumu gömmeden

acıya alıştım dert kederle barıştım

uzatma zamanı oynanır hayatımda

azrail peşimde benim canım dişimde

nefesi ensemde hayatım ellerinde

bu kadarmış herşey bura yolun sonuymuş

yolun sonunda azrail bekliyormuş

bir adım daha attım hayatın yokuşundan

düştüm düştüm bu sefer yakalandım

aldı sonunda tek varlığım canımı

acımayın bana herkes gelicek yanıma

sizin vaktiniz gelmedi daha . . .

 

 

B e t a H o u s e

Sizin Hiç Babanız Öldü Mü ?

10 Mayıs 2012

Merhaba Arkadaşlar,

Gün itibari ile dünün önemi benim için bir başkaydı.Başlık çok acı belki ama, bu soruyu size sormakta istemezdim ama, belki Babası hayatta olanlar Babalarının değerlerini bilirler diye sormak istedim.

 

 

Sizin Hiç Babanız Öldü Mü ?  Hemde ençok ihtiyacınız olduğu bir dönemde, hazırlıksız, habersiz, öylece, durduk yere, hiç beklemediğiniz bir zamanda, beklenmedik bir yerde ..

 

Evet benim 1 kere öldü .. Hemde tam belirttiğim gibi, ençok ihtiyacım olduğu zaman da, ansızın, hazırlıksız, beklemediğim bir anda, beklemediğim bir yerde, yoğun bakımda, hemde 1 gün kalacak kadar kısa sürede.. Bilir misiniz nasıl bir duygudur sizi büyütüp bulunduğunuz yaşa getiren, yemeyip yediren, giymeyip giydiren, canından çok seven babanızın son nefeslerini alışını izlemek ve hiçbir şey yapamamak .. Geceleri üşümeyin diye uyanıp üzerinizi örten fedakar babanızın üzerine üşümesin diye toprak attınız mı hiç ? Siz küçükken kollarından indirmeyen, bir an olsun yanınızdan ayrılmayan, bunu bir görev bilen Babanızı kollarınızda omuzlarınızda taşıyıp son görevinizi yaptınız mı hiç ? Bilir misiniz bu nasıl bir duygudur ? Babanızın artık yaşamadığını öğrenince sessizce bir örmana gidip, çimlere uzanıp, kimseye belli etmeden saatlerce ağlayıp, sigaraya başladınız mı hiç ? Mezarı başında sigara yakıp bir sigara da babanızın mezar taşına koyup sigaralar bitene kadar dertleştiğiniz oldu mu hiç Babanızla, cevap veremeyeceğini bile bile .. Teselliyi arkadaşlarınızda, işinizde, şarkılarda, aşkta, şiirde, yalnızlıkta aradınız mı ? Evet ben aradım .. Aramakla bitmiyor ki .. Hangi şarkı şiir veya arkadaş aşk böyle bir yokluğun yerine konulabilir ? Tamam yerine koymak demeyelim sadece teselli. Ama tesellilerinizin hiç boş çıktığı oldu mu ? Yani teselli gördüklerinizin hiç teselli edemediği hep yalnız kaldığınız oldu mu  ? Anneniz ve kardeşinizi koruma güdüleriniz gelişip, onlar için sabahlara kadar çalışıp, saçı bir yana bırakıp sakalınızın beyazladığı oldu mu erken yaşınızda ? Benim oldu .. Peki duygularınızı hiç yitirdiniz mi ? Bundan sonra hangi acı olursa olsun ağlayamadığınız, en yırtık esprilere gülemediğiniz oldu mu ? Evinizin direği yıkıldı mı hiç ?

 

 

Ya Sizin Hiç Babanız Öldü Mü ? Benim 1 kere öldü .. Dün onun 6. Ölüm Yıldönümüydü ..

 

Eğer Babanız hayatta ise onu hiç kırmayın, üzmeyin, değerini anlamanız için onu kaybetmeyi beklemeyin.. Eğer Babanız Öldüyse geride kalan Ailenize sahip çıkın, koruyun, kollayın, teselliyi sadece ailenizde arayın.Sadece bir kardeş nasihatı ..

 

 

Saygılarımla,

Ziraat Türkiye Kupasında Yarı Finalist Fenerbahçe !

11 Nisan 2012

Merhaba,

 

Sözlerime başlarken belirtmem gerekir ki fenerbahçeli olmak sabır, yürek ve cesaret ister bunu belirtmem gerekiyor.Çoğu zaman Türkiye kupasını 29 yıldır alamadığı için dalga geçilen şanlı takımımız, zor maçları kazanıp bizi sevindirirken çoğu zaman basit maçlarda puan kaybederek yada yenilerek bizi hüzüne boğar.Biz vefalı taraftarlar her defasında takımımızı affeder bir sonraki maçlarda galibiyeti için sesimiz kısılana kadar bağırırız.

 

Yine böyle hüzünlü başladı Ziraat Türkiye Kupası 2011-2012 Çeyrek Final maçımız.Kayserisporu küçümsedik basit gördük ilk başlarda, ama onlar 43. dakikada sanki bizi küçümsemeyin der gibi Amrabat ile öne geçtiler.İlk yarı bu golün şoku ile geride kaldı.2. yarıda herşey değişir dedik vefamızı gösterdik sabrettik ve bekledik.Ve 2. yarının hemen başında kayserisporun 2. golu geldi yine takımızıda birsürü hata ile.2 farkla yenilirken de takımızı desteklemeyi bırakmadık ve takım dağılmadan golden hemen 1 dakika sonra golü atarak 2-1 ‘ e getirdi durumu.Bu skor maçta tam 55 dakika bozulmadı ve 90+3ün son saniyelerinde Moussa Sow’un golü geldi ve 55 dakika boyunca kalp atışları hızlanan, morali bozulan, umutları tükenen taraftarı ateşledi bu gol ve maç uzatmalara gitti.

 

Uzatmalar başladı ama kimsenin dayanacak gücü yoktu.3 oyuncu değişikliği hakkını kullanan takımımızda serdar kesimal iğne olarak oynamaya devam edebildi.Gökhan gönül ise kendini çok zorladı ve buz torbası ile sahada kalabildi.Şartlar bu şekildeyken 2 takımda eşit güçte gibi vtop bir o kalede top bir bu kalede idi.Ama 2 takımda maçın penaltılara gitmesini ister gibi mücadele etti çünkü takımlar son derece yorgundu.Maç penaltılara gitti ve kalecimiz Mert kaleyi bulan 4 penaltıyı da yedi ama sadece direk aut’a giden penaltı atışı gol olmadı.Buna karşılık takımızıda Semih, Ziegler, Serdar, Sow ve son olarak Baroni kullandıkları penaltıları gole çevirerek Karabükspor – Boluspor maçının galibi ile Yarı Final de karşılaşma hakkı kazandı.Bu mücadeleyi de kazanırsak Eskişehirspor, Burspaspor veya Sivasspor takımlarından biriyle Final maçına çıkıp İnşallah 29 yıl aradan sonra Türkiye Kupasını müzemize götüreceğiz.Şimdiden hayırlı olsun.